05.06.2020 - Artvin Şehir Portalı & Artvinli Firma Rehberi
REKLAM ALANI
Artvin Şehir Portalı

Bir köyün (bagin) yakın tarihini özetleyen yazı

  • Borçka / Manşet
  • 19 Mayıs 2020
  • Bir köyün (bagin) yakın tarihini özetleyen yazı için yorumlar kapalı
  • 2.475 KEZ OKUNDU

Ormancılık: gördüğümüz, yaptığımız oynadığımız ve hatta hayalini kurduğumuz her şeyimizdi bizim

Bir köyün (bagin)  yakın tarihini özetleyen yazı
REKLAM ALANI

Baginde Ormancılık…

Ormancılık: gördüğümüz, yaptığımız oynadığımız ve hatta hayalini kurduğumuz her şeyimizdi bizim. Biz still marka hızar motorlarının sesi ile büyüdük. Kimi zaman yakından, kimi zaman çok uzaklardan gelirdi sesi ama hep gelirdi. Bir keresinde babam yenisini almış çalıştırıp evin önündeki ağaca asmıştı da saatlerce dinlemiştik. Ne imiş? motoru açılacakmış… Hele bir de sonbahar mevsimi gelsin ve kış odunu hazırlıkları başlaya görsün artık hiç susmazdı.

Çoğu gençlerimiz şöför olmak isterdi bilmem niye ama özenirlerdi büyüklerine.
Biz şöförlerimizi, kamyonlarımızı, renkli kasalarından, burun tiplerinden, kornalarından, ve hatta motor seslerinden tanırdık.

Efsane şöförlerimiz vardı. Dar, keskin virajlı ve rampalı, stabilize yollarda, tomruk yüklü, kara direksiyonlu eski model araçlarda saatlerce süren yolculuklar…
Kasasız, burunsuz, tek dingil kamyonlar…

Muavinleri vardı bu şöförlerin. Kamyon yüklü giderken asla oturamazdılar sürekli kamyonun önünde yolda koşar taş toplarlardı. Nerde şimdiki yollar… Muavinler akşama kadar ormanda çalışır dönüşte yolu adeta yaya bitirirlerdi. En rahat oldukları an kapıda asılı durdukları andı. Muavinler boş kamyonu sürmenin ve ileride büyük şöför olacakları hayali ile katlanırdılar bu çileye. Bizim şöförler hep böyle oldular efsane…

Mesela Mecit ÇİL vardı. İyi hatırlıyorum ve yarım ağa halini bilirdim bir de düşünün tam ağalığını…Kasasız 63 model doç ile,
ve onun yetiştirdiği İsmail ÇİL, Ali ÇİL…
ve çok sonraları Mürsel, Osman ÇİL.

Bitmek bilmeyen enerjisi ve uğruna az kalsın canını verdiği Ekrem ÇİL vardı. O da Şaban ÇİL’i yetiştirdi ve o halen yollarda…
Ve sonraları Mevlüt ÇİL…

Muhammet Gökdemir vardı On tonluk burunsuz beyaz gelinlik gibi BMC ile,
Daha sonraları Köksal GÖKDEMİR’de aratmamıştı onu.

ve sonraları ise Mevlüt GÖKDEMİR, Fikret GÖKDEMİR, Asım GÖKDEMİR’ler çıktı piyasaya.

Ekrem ÖZBAYRAKLI vardı. Uzun yolların uzun adamı. Sonrasında Yüksel ve Kadir ÖZBAYRAKLI.

Bedford kamyonları ile Ahmet GÖKÇAY, Selim ZENGİN, Cevdet GÖKDEMİR vardı. Bu kamyonların motor sesi de farklıydı.
Ahmet GÖKÇAY’ın sarı, Selim ZENGİN’in kırmızı, Cevdet GÖKDEMİR’in yeşildi kamyon burunları.

Ah! bu kamyonlardan biriyle yaşadığım çok kötü bir anımı paylaşmak istiyorum.
Halamın oğlu Necat ÖZBAYRAKLI abimin düğün merasimi için gittiğimiz Kvintavl’dan dönüyoruz. O zamanlar düğünler üç gün olur ve pazar günleri kadınlara ait olurdu. Biz de pazar günü kadınların düğün merasiminden dönüyoruz. Ahmet GÖKÇAY’ın kamyonunun üzerinde annemle birlikteyim. Kamyonun üstü kadınlarla dolu. Külübede araç çalışır halde park eden Ahmet abinin inmesini fırsat bilen oğlu Celal Gokcay arabayı hareket ettirince olanlar oldu. Az kalsın toplu katliam olacaktı ki Ahmet Abi yetişmişti.

Daha sonra şöförlüğü Veysel GÖKÇAY, Bayram ALİ GÖKÇAY…

Ahmet ÇALOĞLU vardı. Genelde sanayii odunu yükler aracını Buğarette parkederdi. Oğulları da kendi izinden giden, Şerafettin, Nizamettin, Mecit, Metin ÇALOĞLU’lar vardı. Hele ki Metin Çaloğlu’nun kornasını unutmak mümkün değil.
Çaloğlu ailesi şöför olarak başlamış oldukları Ormancılık macerasına biricik evlatları Volkan’ı Orman Mühendisi yaparak noktalamıştır.

Sonraları da olsa Hüseyin ZENGİN, Hayrettin ŞENTÜRK, İmdat BAŞARAN katıldılar kamyoncular gurubuna ve tabii köyümüzün eskimeyen dolmuşları Metin DEMİRAL, Yusuf ÇİL, Nuri ÇİLİNGİR, Zeki ve Nuri ŞENTÜRK’de usta şöförler tarihine adlarını altın harflerle yazdırdılar.

Canbaz diye anılan Sabri DEMİRAL vardı şöförmahalline sığamayan,
Kadir DEMİRAL vardı süratından kamyonuna her binişinde selavat getirdiğin.
Maksut DEMİRAL vardı.
Malik, Yılmaz, Ayhan DEMİRAL’ler vardı.

Uzun yol şöförü Recep ÖZTÜRK vardı mesela. Sonrasında Yılmaz, Şaban, Dursun Ali ÖZTÜRK’ler katıldı.
Soner Baba lakaplı Soner KESKİNKURT vardı.
Uzun süren esnaflıktan sonra Şaban KERESTECİ’de bu kervana katıldı.

Niçin derlerdi bilmem ama Hinto Fevzi AYDEMİR vardı. Mecit Aydemir, marka şöförler…

Savaşer ÖZIŞIK vardı o da çok kasasız gezmişti. Daha sonra onun yolunda Dursun Ali ÖZIŞIK.

Fevzi YILMAZ, Kadir YILMAZ, Kemal YILMAZ, Çetin YILMAZ, Mehmet Nuri YILMAZ ve sonrasında Erol YILMAZ’lar.

Kamyon değildi ama İngiliz jipler vardı. Ön taraftan leviye ile çalışırdı bu jipler. Meşhur Ahmet ZENGİN vardı çok yavaştı ama şöfördü. Meşhur Nevzat ÇİL vardı, rahmetli Ahmet ZENGİN ne kadar yavaşsa o da bir o kadar hızlı idi. Meşhur Bilo vardı. 5 kişilik jipinde 15 kişi binerdik. Arkada karşılıklı oturur önümüzü göremezdik, müthiş benzin kokar ve ben her binişimde mutlaka kusardım.

Hamza ÇİL’in, Fevzi TURGUT’un Ormaniye pikapları vardı nedense görünce çok mutlu olurdum.
Yollarda İnek otarırken görürdüm çok hızlı gezen ormaniye fordları vardı. Amonijman derlerdi. Bir keresinde binme gafletinde bulunmuştum. Aracın üstünden düşmemek için kendimi zor tutmuş toz duman içinde 1 saatlık yolu 15 dakikada katetmiştik.

Bu şöförler benim çocukluk yıllarıma denk gelen ve hatırlayabildiğim efsane şöförlerdi.
Aramızdan ayrılan büyüklerimize Rabbimden rahmet diliyorum. Bu şöförlerin kamyonlarını, korna seslerini ve hatta motor seslerini, plakalarını ezbere bilirdim. Her sabah yarış yaparcasına ormana gidişleri ve motor, fren, balata seslerinin karmaşasından oluşan ahenkle gece dönüşleri! ne günlerdi onlar.
Geç kalınan orman dönüşlerinde annemle elimizde çıra ile babamı çok beklemişizdir korku ve endişe ile…

Otingo da meşhur bölgeler vardı. Kerszeniya, Dargula, Kilisa, Kurdit, Kildisoro, Samzore, Kayabaşı, Çermik , Sinekli…
Sanki seni çeken bir şeyler vardı hasreti burnunda tüter ve ilk fırsatta kaçmak isterdin buralara. Belki de babanla, kardeşlerin ile yakınlarınla yaşadığın en masum, en samimi hatıralar…

Aşiret gibi orman ekiplerimiz vardı Çilaloğlu, Çaloğlu, Uzuneminağaoğlu, Canbazoğlu, Memoğlu, Haloğlu, Karasiloğlu, Sarısuloğlu, Mustapoğlu, Zenginoğlu, Bedevracoğlu, Kalıncoğlu, Mehroğlu, Botoğlu, Paşoğlu, İbişoğlu ….

Köyümüzde Orman İşletme Şefliği olduğu için yedi sekiz tane ormancı olurdu. Sarı Kerim, Kara Kerim, Süleyman, Sadık, Erdal, Engin…Bakanın hemşehrileri olduğu içindir sanırım genellikle Şavşat’lı olurlardı.
Köyümüzden o zamanlar Ormancı Hasan SEVİMLİ ve İsmet ÇİLİNGİR vardı. Tabii bir de telsizci Hasan KERESTECİ abimiz vardı Ormaniye personeli.

Yine o zamanlarda Borçka’da Orman Bakanı’nın açılışını yaptığı ilk ve tek Kereste Fabrikamız vardı. Fabrikanın kurucusu ve o dönemin yine efsane Kooperatif Başkanı H Ali Uzuneminağaoğlu vardı. Tıpkı Demirel’in o meşhur fotörünü takar, şık giyinir, kibar, bilgili ve etkili bir adamdı. Allah rahmet etsin. Çok şey kattı köyümüze. Hiç unutmam köyde ilkokulda okurken elinde fötorla halka hitabını.

Otingonun ağaçları da efsane idi, ladin, gürgen, kayın, çam, kestane, ıhlamur… iri ve uzunca. Bakmaya kıyamaz ve doyamazdın bu ağaçlara. Hatta Ankara Kızılay’da Orman Genel Müdürlüğü tesisinde sergilenmişti çok iri bir ladin ağacının gövdesi. Komar ağacı vardı; odunu uzun süreli yandığı için ekmek fırınları talep ederdi genellikle. Trabzon’a, Erzurum’a giderdi bu odunlar. Erzurum dönüşü buğday, ot ve toplahana gelirdi. Kamyonda durduğuna ve çok havalı yük olmasına bakmayın bu odunu hazırlamak, taşımak ve yüklemek çok zordu. Düşünsenize o kadar yüksek yükün üzerinde biz çocuklar oturur ormandan Borçka’ya inerdik. Acaba şimdi kaçımız çocuklarımızı gönül rahatlığıyla bu kamyonlara bindirebilir?

Borçka Orman İşletme Müdürlüğü’nden Orman Bakanlığına giden yolda Meşhur Siyasetçi, hemşehrimiz, Artvin’in değeri Sn Hasan EKİNCİ’ye, Balcı hep destek vermiş, Bakanımız da Balcıyı, Balcılıları bağrına basmıştır.

Evet Orman bize çok şey kattı çok şey verdi ama aramızdan nice güzel insanlarımızı, değerlerimizi de aldı. Hatırlayabildiğim kadarıyla,

İlyas BOZKURT
Celal GÖKÇAY
Rıza TURGUT
Mehmet DEMİRAL
Cesur DEMİRAL
Sabri TURGUT
Kemal ÇİLİNGİR
Süleyman TURAN
Osman ÖZTÜRK
Ahmet ÇİLİNGİR
Süleyman ÇİL
Davut Gökdemir
Mehmet YAŞAR
Burhan YAŞAR
Sayim TURAN
H Ali YAŞAR
Aziz YAŞAR…

bunlardan bazıları…hepsine ve tüm ölmüşlerimize Rabbimden rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun inşallah…

Yine sanırım 1982 yılı idi. Ailece evde idik. Hemen evimizin üstünde kıyamet koparcasına çok büyük bir gürültü koptu. Şöförü yabancı olan ve sanayii odunu yüklü kamyonun freni patlamış ve aşırı süratten hafif virajı alamayıp İso dedenin fındık bahçesine vurmuştu. Yola çıktığımızda can pazarı… tek tesellimiz kamyonun üstündeki Sedat Gökdemir’in yara almadan kurtulmasıydı. Tabi ölenlerimiz ve ağır yaralılarımız vardı. Şimdi buradan isimlerini zikredip ailelerini üzmek istemiyorum. Evet böyle idi önceleri Balcı ve Ormancılık. Dul kalmasın diye Baginli’ye kız vermek istemezlermiş diğer köyler.

Zor zamanlar güçlü ve büyük insanlar yetiştirir derler. Evet bu insanlar büyük ve güçlü insanlardı. O zor şartların, zor zamanların güçlü insanlarına. ninelerimize, dedelerimize, annelerimize, babalarımıza, kısaca tüm büyüklerimize selam olsun. Ölenlerimize rahmet, hayatta olanlarına sağlık, afiyet diliyor, saygılarımı, hürmetlerimi sunuyorum…

Sözlerimi büyük şair Nazım Hikmet’in iki cümlesi ile bitiriyorum.

“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine,

geçmişe özlemle, geleceğe ümitle hep birlikte güzel günlere…

Süleyman YILMAZ

REKLAM ALANI
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ