Dolar : Alış : 4.7207 / Satış : 4.7292
Euro : Alış : 5.5240 / Satış : 5.5339
HAVA DURUMU
hava durumu

artvin28°CMevzi Sağanak

Son Dakika Haberleri

Üyelik İşlemleri Yeni Üyelik / Giriş Yap

Kültür Sanat ÇAĞLAR-EFKARİ ve Göğe Komşu Topraklar

Ana Sayfa » Genel » Kültür Sanat ÇAĞLAR-EFKARİ ve Göğe Komşu Topraklar
14 September 2015
Kültür Sanat ÇAĞLAR-EFKARİ ve Göğe Komşu Topraklar

Rivayet böyledir ki, İstanbul’dan sonra uğruna en çok ve en güzel şiirler yazılan il Artvin’dir. Yüzlerce şair, binlerce şiirle Artvin’i, Artvin insanını, kültürünü, doğasını, yaylasını, yeşilini anlatmaya çalışmış.

Her seferinde anlatamadığını fark ederek yeniden bir şiir daha yazmıştır.1930 yılların sonu. Artvin’in yetiştirdiği en büyük ozanlardan birisi olan Ardanuçlu Aşık Efkari’nin yakın dostu ünlü Şair Behçet Kemal Çağlar’ın yolu da bir gün Artvin’e düşer. Bu yol üzerinden İstanbul’a gidiyor.  Yakın dostu Efkari’yi görmeden Artvin’den geçemezdi. Ardahan üzerinden Sahara’nın Şavşat’a bakan yamaçları gördüğünde Artvin’i çok farklı anlatan o ünlü şiiri hemen kaleme alır.

RESSAMLAR GÜZELLKİLERİ FIRÇAYLA ŞAİRLER KALEMLE ANLATIR

Ressamlar, gördüğü manzarayı nasıl fırçalarıyla, tuvale aktarırsa, Çağlar’da oradan mısralara aktarmaya başlar.  Ancak şiiri yol boyunca yaza yaza Ardanuç’a kadar gelir. Vali Cengiz Aydoğdu zamanında çokça kullanılan ve Artvin’e çok önemli katkı sunan meşhur “Göğe Komşu Topraklar” sözü bu şiirin içinde yer alır. Cennetin direklerinin çürüyüp düştüğü yer olarak Artvin olduğu yine bu ünlü “Çoruh destanı” şiiri içinde yer bulur.

AŞIK EFKARİ’NİN OĞLU HÜSNÜ ŞENTÜRK ANLATIYOR

Aşık Efkari’nin Artvin’de kalan son yadigarı Hüsnü Şentürk (85) Babası Aşık Efkari (Adem Şentürk 1900-1980) bu şiirin hikayesini şöyle anlatıyor. “Babam Aşık Efkari’nin yakın dostu, arkadaşı Behçet Kemal çağlar babamı Ardanuç’a gelerek ziyaret eder. O zaman yollar böyle değil.  Türkiye’de toplasınız bin araba ya var ya yok. Artvin’de otomobil neredeyse yok. Ardahan üzerinden Şavşat’a oradan Ardanuç’a geliyor.

ŞAİRLERİN HEDİYESİ ŞİİR OLUR DİZE OLUR, BEYİT OLUR

Şairlerin hediyesi ne olur, şiir değil mi? Behçet Kemal Çağlar sahara’dan yazmaya başladığı şiiri yol boyunca yaza yaza geliyor. Zaten şiire bakarsanız bunu anlarsını. Dağda gördükleriyle vadide gördükleri,  kıta kıta önümüze geliyor. Babam dedi ki, Hoş geldin Behçet Kemal Çağlar. Kul Efkari burada ağlar/ Selam durdu sana dağlar/Bizi çok mutlu etin minnettardır sana Artvin. Şair boş gelmez, ne getirdin bize çağlar?” dedi. Behçet Kemal Çağlar, “Doğru bildin Ekari… Sahara’dan başlayarak gördüğüm güzellikleri yazdım. Bunu da sana hediye ediyorum.”der..  O meşhur, Artvin’i en güzel anlatan şiirlerden birisini orada babama veriyor.

VALİ CENGİZ AYDOĞDU ÇAĞLAR’IN BU ŞİİRİYLE ÇOK GÜZEL ETKİNLİKLER YAPTI.

BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR’IN GÖĞE KOMŞU TOPRAKLAR ARTVİN’E ÇOK YAKIŞMIŞTI

Eski valilerimizden Cengiz Aydoğdu, ünlü şairimiz Behçet Kemal Çağlar’ın bu şiirinden yola çıkarak Göğe komşu Topraklar sloganını öne çıkararak turizme ve Artvin kültürüne çok önemli hizmetler yaptı. Ne yazık ki ondan sonra gelen valilerimiz bunu devam ettirmediler. Valiliğin vıp giriş tarafında duvarda Artvin fotoğrafı üzerinde de Göğe Komşu Topraklar yazıyordu. Keşke her Artvin fotoğrafına bu güzel sözü yazsalar.   Bu güzel ve anlamlı etkinliğe imza atan Cengiz Aydoğdu valimize teşekkür ediyorum. Selametler diliyorum. Yeni valilerimizden de bu konuda katkı bekliyorum.

HOPA’DA ÜST GEÇİTTEKİ BEYİT TE O YILLARDA YAZILMIŞTIR

Şair Behçet Kemal Çağlar, bir gece bizde konakladıktan sonra o muhteşem şiiri babama bırakarak Artvin’, Borçka, Hopa, Arhavi güzergâhını kullanarak ilimizden ayrılıyor. Hopa Belediye Eski başkanı Turan Kasımoğlu tarafından Hopa’da üst geçitte yazdırılan “Hopayı gördüğüm ilk dönemeçten sapalı/ Anladım ki  bende ki ruh ta ezelden Hopalı.” dizesini de o zaman yazıyor. İşte bu meşhur Çağlar’ın “Artvin Destanı” şiirinin kısa hikayesi budur.

BENİM YAŞIM KADAR ESKİ BİR ŞİİR AMA  ARTVİN’İ ÖYLE GÜZEL ANLATIYOR Kİ..

Şairlerimize, ozanlarımıza, edebiyatçılarımıza, sanatçılarımıza, yazarlarımıza sahip çıkmalıyız ki; köyümüz, ilimiz, ilçemiz şiirlerle, yazılarla, fotoğraflarla ölümsüzleşsin. Bakın bu şiir 80 yıl önce yazılmış. Benim yaşım kadar eski bir şiir. Ama anlatımı ile halen okuyanları büyülemeye devam ediyor. “dedi.

Behçet Kemal Çağlar’ın içinde Göğe Komşu Toprklar” sözünün geçtiği ünlü  “Artvin destanı”şiirinin tamamı şöyle;

Yol ver… Yoldan Çekil Ardahan/Aşık varayoğa kıyıp geliyor./

Ömer Kerem Olmuş Çoruh Aslıhan/ Burdan geçer diye duyup geliyor

Söz geçirmiş topraklara, taşlara/ Dönmüş kanat açıp uçan kuşlara/

Gökyüzünden bakıp Ardanuçlara/ Döne döne yola uyup geliyor..

Tufan mı, Nuh mu bilmem kimi var/ Her dumanlı dağda bir hoş gemi var

Hangi ilin böyle yalnız çamı var/ Karanlık Meşeyi Oyup geliyor..

Burda imiş arazinin azlığı/ Toprak fethini gör tak da gözlüğü.

Bir karışta bulsa dağda düzlüğü/ Artvinli bir tarla sayıp geliyor…

Dokuzyüz otuz beş bir temmuz günü/ Gelmiş meyvesinden yemiş İnönü

Türkiye güz<eli demiş İnönü/ Herkes de bu adı koyup geliyor…

Kokla gönül kokla Artvin gülünden/ Şavşat’tan, Borçka’dan, Yusufeli’nden,

Git Hopa’da anla deniz dilinden/ Bak Çoruh namını yayıp geliyor….

“Karanlık Meşe’de” “Yalız Çam” gören/ tahta kiremitten örtük dam gören,

Kirazı tepede demin ham gören/ Derede şeftali Soyup geliyor….

Altta  Çoruh suyu “Delihoron’da”/ Artvin denilen bu yeşil balkonda,

GÖĞE KOMŞU olan alın en sonda/ Rabbin dudağına değip geliyor….

Kirazmış, elmaymış, narmış, erikmiş/ üst üste üst üste köşkler birikmiş,

Gökte iken temelleri çürükmüş/ Cennet yere doğru kayıp geliyor…

Şair arkadaşı Behçet Kemal Çağlar’ı Artvin’de ağırlayarak ondan aldığı en kıymetli hediye olan bu şiirden sonra Aşık Efkari o ünlü sözünü söyler. “Dünyayı toplasan bir Artvin etmez.”  Şair Behçet kemal Çağlar’ı  Aşık Efkari’yi ve diğer şairlerimizi de bu arada rahmetle minnetle anıyoruz. Şairlerin neden ölümsüz olduğunu da bu şiirlerden, dizelerden daha iyi anlıyoruz. Bundan sonraki yazımızda; “Göğe Komşu Topraklara Ne oldu” sorusunu soracağız.

BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR KİMDİR?

Cumhuriyet döneminin ünlü şairlerinden Behçet Kemal Çağlar (1908-1969) Kayseri’nin Şabanbeyzadeler namıyla bilinen ünlü bir ailesinden Şaban Hamdi Bey’in oğludur. Babasının memuriyeti sırasında bulunduğu Erzincan’ın Tepecik köyünde 1908 yılında doğdu. Babası Kayseri’nin Bünyan Çağlayanı kıyısında yerleşmiş Burunguz isimli Türkmen oymağındandır, annesi Balıkesir’in Çepni yörüklerinden Kolağası Ahmet Ağa’nın kızıdır. Behçet ismi babasının amcasının ismi olarak, Kemal’de hürriyet kahramanı Namık Kemal’e izafetle verilmiştir.

1913 senesinde Behçet Kemal, Bolu’da İmaret İlkokuluna başlamıştır. İlkokul yıllarında bile dedesinden kendisine geçen yeteneğiyle şiir ezberlemeye ve okumaya meraklı olan Behçet Kemal’e öğretmenleri okulun bahçesinde yüksek bir yere çıkararak babasının ezberlettiği şiirleri okuturlardı.

Normal tahsiline 1915 yılında Konya’da başlamış, ilk olarak Mevlana türbesinin arkasındaki Numune Mektebi’ne devam etmiş, ertesi yıl, Konya Sultanisi’nin ilk kısmına devama başlamıştır. 1916 senesinin sonbaharında babası Kudüs Ziraat Müdürlüğü’ne tayin edildiğinden birkaç ay Kudüs’te kalmıştır.

Kudüs’ten Kayseri’ye gelen Behçet Kemal, ilk, orta ve lise tahsilini Kayseri’de yapmıştır. 1925 senesinde sınavla Zonguldak Maden Mühendis mektebine girmiş ve 1929 senesinde yüksek madem mühendisi olarak birincilikle bu mektepten mezun olmuştur. Maden Tarama Enstitüsü merkez mühendisi olarak Ankara’da göreve başlamıştır.

Halkevlerinin açılışında yazdığı ve şahsen rol aldığı Çoban Piyesi ve ardından yazdığı ve oynadığı Ergenekon Piyesi dolayısıyla büyük Atatürk’ün dikkatini çekmiştir. Değerli, ünlü yazarlar ve politikacılar ile yakın münasebetler kurmuş, ancak kişisel hiçbir karşılık beklemeyen derin vatan ve Atatürk devrimleri hayranlığıyla hepsinin sevgi ve takdirini kazanmıştır. 1935’te Halkevleri müfettişi olarak görevlendirilmiş, bu görev ile yurdun her tarafını dolaşmış; halk şiirleri ve halk sanatı ile yakından ilgilenmek fırsatını bulmuştur.

Öncelikle Atatürk ve milli şiir temasında tanınmış, derin yurt sevgisi olan bir insandı. Gericiliği önlemede çaba harcamış, haftalık dergiler ve günlük gazetelerde bu konularda makaleler yazmıştır. Atatürk’ün ölümü Behçet Kemal’in ruhunda derin bir acı yaratmış, memleketin ve milletin kurtulmasında Atatürk’ün başarılarının hayranı olarak, kendisini Atatürk’e ve O’nun devrimlerine adamasına sebep olmuştur.

TBMM VII.ve VIII. (24 Ocak 1949 istifa) Dönem Erzincan milletvekili hizmet etmiştir. 15 Ocak 1949′ da Şemsettin Günaltay’ ın başbakanlığa atanmasının ardından [1] Atatürk devrimlerinden ödün verildiği gerekçesiyle partisinden de milletvekilliğinden de istifa etmiştir. Daha sonra sırasıyla Robert Kolej’de öğretmenlik, Kurucu Meclis Devlet Başkanı Temsilciliği (6 Ocak 1961 – 15 Ekim 1961), TRT Yönetim Kurulu Başkanlığı, Akbank Neşriyat Müdürlüğü, TRT Program Uzmanlığı görevlerinde bulundu.

Kendi dilinden yaşamını 1966 yılında şöyle anlatmıştır: “Babamın çeşitli bölgelerdeki memurluğu, benim bütün memleketi kapsayan Halkevleri Müfettişliğim ve Doğu sınırlarında geçen askerliğim sayesinde Anayurdu köşe bucak dolaşabildim. Anayurt gibi Atatürk’ü de yakından tanımak talihim var; bazı mısraları sofrasında yazdığım oldu. Zonguldak Yüksek Maden Mühendis Mektebi’nden diplomalıyım ama ilk günden beri Anadolu’nun insan cevheri ile haşır neşirim. Faruk Nafiz Çamlıbel, Eflatun Cem Güney edebiyat hocalarımdı. Yahya Kemal Beyatlı ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sohbetlerinden yıllarca feyzaldım. Doğuda tanışıp kaynaştığım halk ozanları bana halkımı bir kat daha tanıtıp sevdirdiler. 1948 başlarında laiklik ve devletçilik ilkelerinde Atatürk’ün yolundan çıktığını gördüğüm için saflarından ayrılmaya karar verdiğim partinin bana sağladığı milletvekilliğini, Meclis kürsüsünden istifa etmek suretiyle bıraktım. Başka bir parti aday gösterdi, noter marifetiyle reddettim. Temsilciler Meclisi’ne çağrıldım, umutla katıldım. Cumhurbaşkanlığı kontenjanından senatör olmam istendi. Günlük politikadan tiksindiğim için kabul etmedim. O gün bu gündür yazarlık ve öğretmenlik yapıyorum. ”

1942 yılına 34 yaşındayken Kayseri’de yazdığı bir şiirinde ise kendini şöyle tanımlıyordu: Behçet Kemal, sanat yolculuğuna nasıl bir düşünce ve inançla çıktığını 1935 de Yücel Dergisi’nde şöyle belirtiyordu:

“Benim ruhum denizin, Ada camlarının, Boğaziçi mehtabının işlediği bir dantela değildir. Ben 20 yaşıma kadar büyük şehir ve deniz görmedim. Fakat acunun en büyük, en temiz ve en derin halkı içinde yetiştim. Anadolu’da doğdum ve büyüdüm. Daha 15 yaşındayken saçımda ak, ciğerimde verem tahayyül ederek yazmaya heveslendiğim zamanlar oldu zannetmeyiniz. Ben edebiyata ağlayarak değil, haykırarak; şüphelenerek değil, inanarak başladım. Haykıracağım ve inandığım şeyi yazmaktan başka bir şeyi yapmaya niyetim yok… ”

İlk şiiri arkadaşlarıyla çıkardıkları Hep Gençlik dergisinde yayımlanan Behçet Kemal, daha sonra Türk Yurdu ve Hayat (1927) dergilerinde göründü. Ulus’ta yayımlanan kimi şiirlerinde “Ankaralı Aşık Ömer” adını kullanmış, 1949’da Şadırvan dergisini çıkarmıştır. İstanbul Radyosu’nda, 27 Mayıs’tan önce ve sonra, aralıklı olarak Şiir dünyamız programını yönetmiştir.

Behçet Kemal’in şiiri biçim ve öz olarak iki kaynaktan beslenir: Halk şiiri ve Kemalizm. Giderek ulusal duyguları dile getiren deyişleri ve yurt güzellikleri bile bu özle belirlenir. Hecenin olanaklarını, en yüksek sesi verebilmek için zorlar.Birey için değil, kalabalıklar içindir şiiri.

İlgili Terimler : , , ,

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

BENZER İÇERİKLER

MEB, 2 bin 400 öğretmeni açığa aldı

MEB, 2 bin 400 öğretmeni açığa aldıMilli Eğitim Bakanlığınca (MEB), Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe

“BAYRAK KAMPANYASINA” ARTVİNLİLER BÜYÜK İLGİ GÖSTERDİ

“BAYRAK KAMPANYASINA” ARTVİNLİLER BÜYÜK İLGİ GÖSTERDİArtvin Valiliğince, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından il genelinde başlattığı

RastgeleSeçilen İçerik

FACEBOOK'TA BİZİ BULUN