Hemşehri

“Hem”, -daş ekinde olduğu gibi beraberlik ve ortaklaşalık anlamında kullanılıyor. Arkadaş… Beraberken sırtımız yere gelmez…

Özünde göçebe olan insan, tabii yerinde duramıyor. Ama bu aidiyet ve güven duygusundan da kopamıyor. Nasıl kopsun, hepimiz bir insan kümesinin, ailenin üyeleriyiz.

Birkaç gün önce, ilk kez uzayda çok uzaklarda olan bir karadeliğin fotoğrafı çekildi. Bilim, her galaksinin merkezinde bir kara delik olduğunu söylüyor. Ve bu kara delik, etrafındaki her şeyi kendine çekiyor. Evren bir yandan genişlerken, bir yandan da evrenin parçaları birbirine çekiliyor.

Yani göçlerle ne kadar dağılsak da birbirimizin etrafında toplaşıyoruz. Fiziksel olamadığı zamanlar kalbimizle.

İlk kez bir Artvinli’yle tanışmam Sivas’ta oldu. Daha sonra bu öğretmen büyüğümün tayini Bursa’ya çıktı. Teferrüç semtine taşındı. Artvinlilerin en çok olduğu Teferrüç, tabii Uludağ’ın eteklerinde, rüzgarın küfür küfür estiği, çam ve kestane ağaçlarıyla yemyeşil, dereleriyle billur gibi bir semtti. Hala da bu özelliklere en yakın yerlerden..

Sonra Sayın Erhan Sevimli ile tanıştım. Bir polis olarak Bursa’da bulunduğu yıllarda onun paylaşan, destekleyen güzel insanlığına rastladım. Görev gereği Türkiye’yi geziyor. Ama 20 yıldır da kurduğu Artvinli internet gazetesini yanında taşıyor. İşte teknolojinin en hayırlı taraflarından biri; şehir ve hemşehrilik sınır tanımıyor.

Hemşehrilik ile ilgili söylenecek çok şey var tabii. Şimdi zorunlu ya da gönüllü göçlerle her yer memleket, ama her yerde yine ana memleketlimizi arıyor gözlerimiz. Memleket neresi sorusu bize özgü olmalı.

En çok da İstanbullu gençlerin zorlandığını görüyorum. Babası bile İstanbul’da doğmuş. İstanbullu’yum diyor. Ama tatmin olmuyoruz. İlla deşeceğiz.

Bana nerelisin dediklerinde Selanik’ten başlıyorum, Kırklareli’ne uğruyorum, Bursa’da duruyorum. Aslında 17 yaşımda Bursa’dan çıktım.. Ama gönül çıkmıyor, toprak çekiyor!..

Brüksel’de genç bir Suriyeli Kürt öğrenciye, “ben Suriyeli Kürt birini tanıyorum, ne kadar da benziyorsunuz!” dedim, yüzüme baktı. Daha o çocukken Almanya’ya göçmüşler, kendisi şimdi Hollanda’da yaşıyor, Belçika’ya okul
için haftanın bazı günleri geliyor.

Yurt dışında memleket neresi deyince, elbette Türkiye diyoruz. Ben aynı zamanda Türkiye’min Artvinli’si de hissediyorum kendimi. Zira Artvinli bir -hem’im var.

Yazılarda -daş olalım.

Sevgiyle kalın.

Yüksel Çilingir

http://www.yukselcilingir.com

Yüksel ÇİLİNGİR

Özetlersek Mütevazı bir ailede sevgi dolu büyüdüm. 26 yıl Toyota firmasında çalıştım. Adapazarı fabrikasının proje aşamasında başladım, Türkiye, Japonya ve Belçika’da kalite alanında görev yaptım. En büyük kazanımın ekip arkadaşlarımla beraber büyüyerek yaşadığım tecrübelerdir. Şu anda ağırlıklı olarak sosyal projelerle ilgileniyorum. Kalite mühendisliği ve yöneticilik tecrübemin üzerine 2 yıldır görsel ve işitsel alanda çalışmalarım sürüyor. Bunların arasında gazete köşe yazarlığı, yerel yönetim haberciliği, sosyal medya televizyon programları, film ve video yapımı yaralıyor. Yanı sıra Türkiye-AB ilişkileri, Belçika siyasi parti tüzük çalışmaları ve özellikle göçmenlere yönelik gönüllü faaliyetlerde bulunuyorum. Hobiler mi? Kitap, fotoğrafçılık, yürüyüş… En önemlisi arkadaşlar; onlarla yapılan her şey güzel. Bu arada Reiki ve Kozmik Enerji şifa çalışmaları da hayatımın bir parçası…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir